Yazı Detayı
29 Eylül 2020 - Salı 10:49 Bu yazı 510 kez okundu
 
BİR BARDAK ÇAY
Menzure DURU
buyuktire
 
 

O sabah ağlayarak uyandım.

Uzun süre bir rüyanın etkisinden kurtulamadım. Çeşmede yüzümü yıkarken bile sanki yeniden oraya.

Bir göl ayna misali, etrafındaki yükselen dağların görüntüsünü yansıtan. Dağlar engebeli çıplak. Dağların üstünde öfkeli gökyüzünden boşanan yağmur ve şimşekler, sıkıntılı, hırçın. Ve belki bu inanılmaz bir çocuk sıska, güçlükle yürüyor. Görüyorum bana doğru geliyor. Evet bu o ama çocuk ! Çok üşümüş olmalı çay istiyor benden. Ne yapacağımı bilemiyor etrafıma bakınıp bir bardak buluyorum, bardağın içinde çay tam çocuğa uzatıyorum ne göreyim? Bardağın üst kısmı kırık. Çocuk elimi tutuyor kırık bardaktan çayı yudum yudum içiyor. Sesleniyorum, duymuyor. Bağırıyorum, sesim çıkmıyor. Anlıyorum bir kapı açılıyor rüyadan çıkıp gerçeğe.

 

Tavşan kanı ya da paşa çayı, ince belli bir bardakta. Bilmediğim bir gerçeğe dokunmak gibi, ne olduğunu anlayamadığım bir eşya kırık, dökük parçalardan anlamaya çalıştığım, her şey isteğim dışında belki anahtar. Eksikler ile özlemeyi, beklemeyi, sabretmeyi öğreten görüntü, gelip giden !

 

Sorulur içer misiniz?

Yudum yudum, azar azar

Anında demleniverir.

Çayım hazır, mis gibi kokusu ile her an yanımda.

Belki de kimselerin bilmediği deli dolu neşeli halim. Kitap okurken, film izlerken, çat kapı arkadaşım geldiğinde.

Bir alış veriş anne, baba, çocuk. Sudan çok etkiliymiş.

Kalbim, aklım, rüyalarım, mutluluğum, hüznüm, gözyaşlarım her şey her şey o kaybediş anımla gerçeğin ta kendisi, şu an bile etkisini gösteren

Bu coğrafya da ne çok güzellikler var, bir ışık bize yol gösteren.

Hülyalar ve kabuslar

Bir gün sende göreceksin

Haydi uyandır kendi içinde kendini,

Gönül açılsın, maksadımız aşktır, yürekten olsun.

Söz ve hareketler dış şekillere değil her daim içe özgünce, coşku ile tanımak tam olarak değerlendirmek

 

Göç neden?

Nereden gelip nereye gidiyoruz?

Üç gün kaldı. Tireye gidiyorum. Aşk başkadır, dönüyor, dönüyorum

Ağlayana omuz, inleyene çare. İşte şiir sohbetlerinin vazgeçilmezlerinden olan Tireli Sadık Şair Şiiri

 

'ÇAYNAME'

 

*

Bir bardak demli çayın tadına doyum olmaz

Yanında börek-çörek yahut bir simit olsun.

*

Kanımızdan bir damla, cana can katandır çay

İster çifte kaynamış, isterse yanık olsun.

*

İki yakam yan yana değil diye üzülme

Üç beş ahbap üşüşür, bir demlik çayın olsun.

*

Ağalar beyler içer, fakir fukara içer.

Susuz kalsan ne yazar, yeter ki çayın olsun.

*

Yoldan gelen yolcuya önce selam sonra çay

Meclislerde bir yerin, sohbette sözün olsun.

*

Her sabah mahmurluğu bir bardak çay dağıtır.

Henüz yeni demlenmiş, üstü dumanlı olsun.

*

Beş on bardak içince kimseyi uyku tutmaz

Yeter ki bir insanda birazcık sinir olsun.

*

İkramda başta gelir, ondan sonra su gelir

Laf lafı onla açar, söz iste sözün olsun.

*

Üzüm, pekmez, bal varsa şekersiz de içilir,

Tasada beraberlik, kıvançta birlik olsun.

*

Rize’den yola çıkan derviş Yunus gibidir

Kanımıza ulaşan bir bardak ırmak olsun.

*

Bize bizi anlatsın, umutlandırsın bizi

Toprağı, bereketi, rahmeti de bol olsun.

*

Arifler sohbetinde bulunsun başköşede

Susalım biz sustukça, sözleri altın olsun.

*

Âlimler katına biz varalım hep birlikte

El üstünde tutalım, sohbete mesnet olsun.

*

Bir ağaç gölgesinde muhabbet koyulaşsın

Gönüller sultanına gönüller tanış olsun.

*

Mana denizine gir yüzme bilme veya bil

İbret al da örnek ol, gözlerin yaşlı olsun.

*

Erenler himmetine erdirse gerek bizi

Yunus Emre’min çayı sıcacık demli olsun.

*

Tire’ye yolu düşse, biz düşsek yollarına

Yarenlik gerek düşte, gerek ahrette olsun.

*

Çay’a meth – ü senanın sonu yok bu gidişle

İlhami’nin şiiri aydın havası olsun.

*

Mehmet Sadık MEDİN

 

İçinizden gelen neyse onu yapın. Çünkü bütün bir hayat çizilmiş bir kader. Hala bu gün bile o günlerde gördüğüm rüya gözlerimin önünde, bakarken daldığım… Unutamazsın, unutamaz

Masallar bitiyor uyanacaktık, bir zaman sonra sonsuza sürüp gitmiyor.

Ve bilmektir yakındır eller, sevgi bitmez

Gülsün diye tüm sevenler, sevilenler

Çayın rengi, yaprağım yeşili, gönül pencerelerimizde umut

Anlayabilmektir, dinleyebilmektir bize düşen .

Ağlayana bir gül, inleyene bir çay… Seslenmektir ben buradayım diye

Usul usul ver ustam bize iki çay daha ver

Tazelenen ömrümüzdür, sek dem olsun

Topraktan geldik toprağa gideceğiz

Umutlar çayın buğusu ile sahibini bulsun

Yeşile sevdalıyız bir yudum ile gözüm uzaklara bakar,masam da radyo çalar ‘’Nerdesin?’’ Ahh bu koku…Saatler mutlulukla dolu dolu … Seviyorum, unutmak bilseniz ne kadar zor benim için

Çay oldu / can oldu                                   

Menzure DURU

Şiirli Hikaye Yazarı

11. 03. 2015, K O N Y A

 
Etiketler: BİR, BARDAK, ÇAY,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı