meritking giriş kingroyal giriş

Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

REFERANDUM RÖPORTAJI – 7 –

Tire 04.04.2017 - 11:10, Güncelleme: 19.02.2023 - 03:58
 

REFERANDUM RÖPORTAJI – 7 –

ÖZEL RÖPORTAJ: Şevket BAHÇELİOĞLU ve Ali YILDIZ CHP eski ilçe başkanı referandumu değerlendirdi
16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Değişikliği Referandum ile ilgili olarak değerlendirmelerin yer aldığı, Gazetemizin ‘Referandum Röportajları’ serisinin 7.’si, Cumhuriyet Halk Partisi’nin önceki İlçe Başkanı Şenol Sardoğan ile yapıldı. Şevket Bahçelioğlu’nun hazırladığı soruları, Ali Yıldız soru. Şenol Sardoğan ise soruları gayet açık şekilde kendi ve partisinin bakış açısı ile değerlendirerek cevap verdi.                                                          BÜYÜK TİRE:  Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürülüyor. Son milletvekili seçiminde 25 yaşında kaç milletvekili vardı hatırlıyor musunuz? ŞENOL SARDOĞAN:  “Seçilme yaşının 24’ten 18’e indirilmesi konusuna bakış açım söyle elbette gençlere güvenimiz sonsuz ama henüz lise çağında okul çağında olan bir gencin milletvekilliği gibi bir sorumluluğun altına girebilmesi çok gerçekçi gelmiyor bana artı en önemli nokta bur da şu eğer bu değişiklik tasarısı referandumdan geçerse partili cumhurbaşkanı milletvekillerini belirleyeceği için bir gariban köylünün, çiftçinin, işçinin oğlunun milletvekilleri yazılma şansı sıfır ancak üst tabakadaki çocukların yazılma şansı var bununda halka hiçbir faydası yok artı genç delikanlılarımız için askerlik gibi bir sorunda var ortada milletvekili seçimlerinde askerlik yapmış olmak şartını hepimiz biliyoruz yani kısaca birbiriyle çelişen sadece göz boyamaya yönelik bir madde bu bunu yapacağımıza gençlerin eğitim alanlarını özgürlük alanlarını açarak ülkeye daha fazla katkı sağlamaları sağlana bilir.” BÜYÜK TİRE:  “Yönetimde çift başlılık kaldırılıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık birleştiriliyor” deniliyor. İngiltere, Hollanda, Japonya, Danimarka, Kanada, Norveç hatta Osmanlı devletinde meşruti monarşi vardı. Yani hem bir kral ve kraliçe hem de bir başbakan var. Yani iki başlı bir yönetim var. Orada bir sıkıntı olmuyor da bizde iki başlılıktan niçin şikayet ediliyor? ŞENOL SARDOĞAN:  “Parlamenter sistemde iki başlı diye bir yapı yok yürütmenin başı başbakan cumhurbaşkanı tüm halkı temsil ediyor ama yeni gelecek anayasada çift başlılık var neden en önemli nokta burada partili bir cumhurbaşkanının olması partili cumhurbaşkanı dediğinizde o partinin bütün il başkanları aktif görevli olacak demek bir düşünün devleti vali temsil eder Türk bayrağı taşır ama partili cumhurbaşkanlığı olursa il ve ilçe başkanı diyecek ki benim genel başkanın cumhurbaşkanı onu ben temsil ederim esas çift başlılık ilçeden ilden başlayıp yukarıya kadar o zaman olacak ama parlamenter sistemde bu söz konusu değildir. artı bugün bu tezi savunanlar 15 yıldır tek başına iktidarlar bu dönem içinde nasıl bir çift başlılıktan söz edebiliriz ki hani var mı ortada bir tartışma yok. Yani kısaca asıl çift başlılık eğer bu tasarı referandumdan geçerse ki ben geçeceğine inanmıyorum çift  başlılık asıl ozaman olacak ve  başkanlık sistemi olup ta gelişen bir tek ülke gösterilebilir mi  bir tane var oda Amerika çünkü orda da başarılı oluşunun sebebi orda hukukun üstünlüğü var göçmenlerle ilgili trump’ın kararnamesini federal mahkemenin bozmasındaki örnekte görebileceğimiz gibi ayrıca Amerika dışında baktığınızda gelişmiş ülkelerin hepsi parlamenter sistemle yönetilen ülkeler çünkü bir yerde parlamenter sistem demokrasi ve özgürlükler varsa  hukukun üstünlüğü varsa o ülke yatırım yapılabilir bir ülkedir buda o ülkenin ekonomik düzeyinin artması anlamına gelir.”     BÜYÜK TİRE:  Mevcut Anayasamızda “Cumhurbaşkanı seçilenin varsa partisiyle ilişiği kesilir” deniyor. Referanduma sunulan değişiklikle Cumhurbaşkanı partisinin başkanı olabilecek. Bunu tarafsızlıkla bağdaşıp bağdaşmadığı konusundaki düşünceniz nedir? ŞENOL SARDOĞAN:  “Yeni getirilecek sistemde parti devleti oluşturuluyor yüzde elli birle birinin cumhurbaşkanı olduğunu aynı zamanda bir partinin genel başkanı olduğunu yani aynı zamanda çift şapkası olduğunu düşünün yani artık tarafsız olması mümkün değil bir partinin genel başkanı ve biz cumhurbaşkanı denildiğinde tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olduğunu düşünüyoruz forsunda Türk bayrağı vardır ama böyle olduğunda bir tarafında Türk bayrağı forsu diğer tarafında parti amblemi olacak ve tarafsız olması artık mümkün olmayacak.” BÜYÜK TİRE:  Bakanları, Cumhurbaşkanı atayarak görevlerine son verecek. Cumhurbaşkanı, yardımcılarını seçecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına izin verecek. Yürütme ile ilgili kararnameler çıkarabilecek. Bütün üst düzey kamu görevlilerini atayıp, görevlerine son verebilecek. Bu kadar yetkilerin bir kişiye verilmesini doğru buluyor musunuz? ŞENOL SARDOĞAN:  “Kesinlikle doğru bulmuyorum yani bir kişiye istiyorlar bu yetkileri dönüp baktığımızda Osmanlı padişahlarında bile göremezsiniz bu yetkiyi tek başına bakanlar atayacak tek başına meclisi mazeret göstermeksizin fesih edecek ki sürekli milli iradeden dem vuranların milletin iradesiyle seçilmiş bir meclisin bir kişinin mazeretsiz fesih edebileceği bir değişikliğe oy istemesi milli irade konusunda ne kadar samimi olduklarının göstergesidir. Ve atanan bu bakanların bakın dikkat edilmesi gereken husus seçilmiş kişiler değildir bu bakanlar ve seçilmiş olmayan bu bakanlara aynı zamanda sözlü bir gen soru yöneltmekte mümkün değil ancak yazılı yöneltebileceksiniz ki ona da cevap verme yükümlülüğünde değiller çünkü bu atanan bakanlar meclise karşı bir sorumluluk altında olmayacaklar sadece bütün yetkilerle donatılmış başkana karşı sorumlu olacaklar ve ayrıca gene bu tasarıda hakkında en tedirgin olunan bir diğer değişiklik bu atanan başkan yardımcıları bu başkan yardımcılarının sayısı belli değil sınırlama yok yani a kişisi gelip 3 diyebilir b kişisi 5 diyebilir c kişisi gelip partili cumhur başkanı olarak 81 tane il başkanım benim başkan yardımcımdır da diyebilir çünkü bunun önünde bir engel yok misal Afrika’da bile var anayasada diyor ki başkan 2 tane başkan yardımcısıyla seçime girer diyor ama bu tasarıda böyle bir sınırlama yok ve bu durumu kişilerin inisiyatifine bırakmak anayasaya koymamak doğru değil. Yani Osmanlı tarihine baktığımızda hep fatih sultan Mehmet gibi kanuni sultan Süleyman gibi başarılı padişahlar yoktur akli dengesi yerinde olamayan padişahlarda vardır ama bunlara karşı Osmanlıyı ayakta tutan şey köklü ve nizam cı kanunlarıydı geleceği garanti altına almak istiyorsanız bunun çözümü kişilerin inisiyatifine bırakmamak ve kanunlarla garantilemektir . Ve mutlaka bir nizam belirlemek zorundasınız ama hem bu yetkilerle donatıp hem şahsi inisiyatiflere bırakırsanız maalesef kandırılma ihtimallerinin bedelini bütün ülke ağır bir biçimde öderiz yani bir örnekle açıklamak gerekirse hem hızlı bir araba olsun hem kaza riskleri düşük olsun istiyorsanız güçlü bir fren sistemi bulundurmak zorundasınız yoksa duvara çarparsınız.” BÜYÜK TİRE:  Yeni Anayasa değişikliği ile “yetkiler tek elde toplanıyor ama cezai sorumluluğun da getirildiği” dile getiriliyor. Cumhurbaşkanının suç işlediği iddiasıyla TBMM’nin üye tam sayısının salt çoğunluğu (301) ile soruşturma açılması istenebilir. 360 oyla soruşturma açılabilir. 400 oyla yüce divana sevk kararı alınabilir. Bu şartlarda yargılamanın yapılabileceğine ihtimal veriyor musunuz? ŞENOL SARDOĞAN:   “Kesinlikle vermiyorum şunu bile deselerdi parti ile ilişiği olabilir ama genel başkan olamaz deselerdi ayrıca bütün milletvekilleri ön seçimle belirlenecek diye bir yasa koysalardı bur da bütün partileri kastediyorum o zaman oraya gelecek milletvekillerinin özgür iradeleri olurdu bunu asla vatandaşlarımız kaçırmasın ama şimdi cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olacak ve o sıfatla milletvekillerinin sırasını belirleyecek a kişisi b kişisi diye ve o milletvekilleri de gidecek diyecek ki biz cumhurbaşkanına soruşturma açılmasını istiyoruz 301 oy kalkacak böyle bir şey mümkün mü değil ama eğer bir partinin genel başkanı olmasaydı veya önseçimle belirlenseydi milletvekilleri misal Cumhuriyet Halk Partisi bunu yapıyor ve bu bütün partiler için geçerli olsaydı o zaman bu sistemde  belki bir fren sistemi oluşturabilirdi ama maalesef yok ve hadi bu ihtimaller zorda olsa gerçekleşti soruşturma açılmasına yönelik salt çoğunluk yakalandı bu seferde cumhurbaşkanın elinde fesih yetkisi var meclisi fes edip partili genel başkan sıfatıyla kendi partisindeki soruşturulmasına yönelik oy kullanan milletvekillerini milletvekilleri sıralamasına koymayabilir yani bu yargılama mümkün olmayacaktır. Lütfen oy verecek vatandaşlarımızın iyi düşünmesi lazım bu kişi meselesi değil bu şuandaki Sn. cumhurbaşkanımızın meselesi değil bu Sn. genel başkanların meselesi değil bu Türkiye cumhuriyetinin geleceğinin meselesi Türkiye cumhuriyetinin geleceğini oyluyoruz Türkiye cumhuriyetinin bütünlüğünü oyluyoruz lütfen sandığa giderken bunları düşünelim.” BÜYÜK TİRE:  Cumhurbaşkanı tek başına olağanüstü hal ilen yetkisi verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? ŞENOL SARDOĞAN:   “Bu çok hafif kalıyor sadece olağanüstü hal yetkisi değil bütün kararnamelerle tek başına ülke yönetme yetkisi veriliyor yani yazmış orda münhasır kalan şeyler diye maddede var ama geriye kalanların hepsi kararnamelerle yapılacak ve bu kararnamelerin hiçbir denetimi yok bunlar kanun hükmünde kararnameler bugün yaşıyoruz işte ben kendi sektörümden örnek vereyim geçen hafta kararname çıkarıldı olağanüstü halde özel güvenlik şirketlerinden bazıları belli terör örgütleriyle bağlantılı diye 15 gün işletme sahibinin işyerini kapattılar hayatını kararttılar dün itibari ile yanlış yapmışız deyip çalışma ruhsatını geri verdiler peki bu insanların ne oldu hayatı alt üst oldu bir anda  terör örgütü üyesi oldular. 15 gün sonrada olamadıkları ispatlanmış. İşletmelerin önce bütün işleri önce fes edildi şimdi geri veriliyor bu neyle ilgili tek yapılan kararnamelerin uygulamalarla ilgili araştırılması yapılmaması ile ilgili bu 15 gün araştırılıp öyle karar verilenemez miydi şimdi 15 gün sonra vay biz yanlış yapmışız deniliyor böyle ülkemi yönetilir.” BÜYÜK TİRE:  12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda HSYK’nın değişikliği hararetle savunulmuştu. HSYK’nın yapısı 7 yıl sonra sil baştan yenileniyor. Bir Anayasa maddesi 7 yıl içinde eskiyebilir mi ? ŞENOL SARDOĞAN:  “Zaten o günkü referandumda yanlıştı Biz o zamanda yani 2010 referandumun dada hayır demiştik bugün hayatın bizi ne kadar haklı çıkardığının herkes farkındadır çünkü o yapılan referandumla yargının bir grubun eline geçmesini sağladı ve biz yine bu günde diyor ki yanlış yapıyorsunuz cumhurbaşkanının HSYK’ların atamasını yapması anayasa mahkemesinin 12 üyesini ataması o gün bir zümrenin eline geçti şimdi zümreden vazgeçtik bir kişinin eline veriyoruz bu ülke demokrasiyi hakkediyor hukukun üstünlüğünü hakkediyor eğer bunlar yoksa ekonomik refahta yok bunu halk olarak çok iyi anlamamız lazım bugün dış politikalardaki hataların ekonomik iç yansımalarını hep birlikte yaşamaktayız bir ülkenin bir yere kaba tabirle bağırabilmesi için ‘eyy’ diye bilmesi için ekonomi özgürlüğünün olması lazım önce bunu sağlamamız lazım ki ‘eyy’ dediğimizde ekonomik olarak vatandaşı zor durumda bırakmayalım.” BÜYÜK TİRE:  TBMM üye sayısı 550’den 600 üyeye çıkarılması önemli midir, gerekli midir ? ŞENOL SARDOĞAN:  “Çok gereksiz bir şey ve bu ülkeye 5 senelik maliyeti 187 milyon  bu para köylümün cebinden çıkacak işçimin cebinden çıkacak esnafımın cebinden çıkacak ve tüm vatandaşımın cebinden çıkacak 550 bir şeyi becereme dide 600 kişimi becerecek niye israf edelim yani 187 milyon parayı ne diye verecek bu vatandaş bu milletvekillerine evet diyen arkadaşlar şöyle bir çelişkinin içinde olacak hem milletvekillerinin çok maaş aldığından şikayet edeceksiniz hem de ediyoruz ama bir elli kişi daha koyalım üstüne neden bu para buraya gitsin başka yerlere yatıralım başka yatırımlar yapalım 550 milletvekilinin yapamayıp 600 nün yapabilecek olduğu ne açıklasınlar bu göz boyamaktan başka bir şey değil ve artı olarak bu kadar yetkilerden mahrum bırakacaksınız meclisi hem de sayısını arttıracaksınız israfı arttıracaksınız buna oy verecek vatandaşlarımız lütfen iyi düşünsün herkes sandığa gitsin herkes oyunu kullansın evet te verse hayırda verse gitsin giderken de lütfen o anayasa taslağındaki maddelere baksın ama detaylarda kaybolmasın tek adama yetki veriliyor ona baksınlar 14 yıldır kim engelledi bir şey yapmalarını ona baksınlar vatandaşlarımız yetki verdi 14 yıldır isteyip te yapamadıkları var mı varsa ne engelledi evet kandırıldılar ona katılıyorum ama bir daha kandırılırsa bu tek kişide o zaman ne olacak o yüzden vatandaşlarımızdan isteğim tekrar tekrar söylüyorum lütfen sandığa gitsinler ve ülkemiz için ‘Hayır’lısı olanı yapsınlar.” BÜYÜK TİRE:  Bütçe Kanunu, parlamento dışındaki Bakanlar Kurulunca hazırlanıp, Meclisten güvenoyu almadan da uygulanabilmesi sizce sakıncalı değil midir? ŞENOL SARDOĞAN:  “Tabi ki sakıncalı çünkü parlamenter sistemde bütçenin meclisten onay alması demek bir parti iktidarsa bile onun hazırladığı bütçe kullanılacak bile olsa o bütçe komisyonlarından geçerken uzun süren tartışmalarla geçtiği için o bütçede düzeltmeler olur ve bir başka yanı ise bu bütçe mecliste tartışılırken halkın haberi olur ama şimdi atama yapılan bakanlar hazırlayacak onlar bile kendi arasında tartışacak veya tartışmayacak belli değil ama hiç birimizin ne olduğundan haberi bile olmayacak ve buna bile gerek duymadan geçen yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır. Bütün bunlar doğru değil demokrasi çoğulculuk demek ortak akılla yönetim demek bir çok şey tartışılıp ve en doğru olan yapılması gerekir ama bu değişiklikle bunun tam tersi bir yönle çalışılacak.” BÜYÜK TİRE:  Mevcut Anayasamızda Cumhurbaşkanı 103. Maddeye göre yemin eder. Yemin metninin sonu “………. Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi TARAFSIZLIKLA yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda ve şerefim üzerine ant içerim” şeklindedir. Geçenlerde cumhurbaşkanı Elazığ’da “Ya böyle şey olur mu? Cumhurbaşkanı olacaksın kurucusu olduğu partiyle ilişiği kesiliyor. Bir insanın karakterinde tarafsızlık olur mu? Olmaz gerçekçi olmak lazım” demişti. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Cumhurbaşkanı ise tarafsız olmayacak bu sizce doğru mu? ŞENOL SARDOĞAN:  “Kesinlikle yanlış ama yeni getirilmeye çalışılan değişiklikle zaten bu görüşlerini net bir şekilde onlar ortaya koydu 2. soruya cevabım dada vurguladığım gibi zaten Yeni getirilecek sistemde parti devleti oluşturuluyor biz cumhurbaşkanı denildiğinde tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olduğunu düşünülüyor forsunda Türk bayrağı vardır ama böyle olduğunda bir tarafında Türk bayrağı forsu diğer tarafında parti amblemi olacak ve tarafsız olması artık mümkün olmayacak ve bunun yönetimsel karşılığı da onların parlamenter sisteme yaptığı eleştiri aslında kendi sitemlerinde oluşacak  partili cumhurbaşkanı dediğinizde o partinin bütün il başkanları aktif görevli olacak demek il ve ilçe başkanı diyecek ki benim genel başkanım cumhurbaşkanı onu ben temsil ederim o yüzden tarafsızlık ilkesinin çiğnenmesi kutuplaşmalara ve bölünmelere yol açacağı için çok sakıncalı buluyorum ve bu yüzdende tekrar üstüne basarak tekrarlıyorum ve diyorum ki sandığa gidin mührünüzü ‘hayır’a basın”    
ÖZEL RÖPORTAJ: Şevket BAHÇELİOĞLU ve Ali YILDIZ CHP eski ilçe başkanı referandumu değerlendirdi

16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Değişikliği Referandum ile ilgili olarak değerlendirmelerin yer aldığı, Gazetemizin ‘Referandum Röportajları’ serisinin 7.’si, Cumhuriyet Halk Partisi’nin önceki İlçe Başkanı Şenol Sardoğan ile yapıldı. Şevket Bahçelioğlu’nun hazırladığı soruları, Ali Yıldız soru. Şenol Sardoğan ise soruları gayet açık şekilde kendi ve partisinin bakış açısı ile değerlendirerek cevap verdi. 

                                                       

BÜYÜK TİRE:  Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürülüyor. Son milletvekili seçiminde 25 yaşında kaç milletvekili vardı hatırlıyor musunuz?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Seçilme yaşının 24’ten 18’e indirilmesi konusuna bakış açım söyle elbette gençlere güvenimiz sonsuz ama henüz lise çağında okul çağında olan bir gencin milletvekilliği gibi bir sorumluluğun altına girebilmesi çok gerçekçi gelmiyor bana artı en önemli nokta bur da şu eğer bu değişiklik tasarısı referandumdan geçerse partili cumhurbaşkanı milletvekillerini belirleyeceği için bir gariban köylünün, çiftçinin, işçinin oğlunun milletvekilleri yazılma şansı sıfır ancak üst tabakadaki çocukların yazılma şansı var bununda halka hiçbir faydası yok artı genç delikanlılarımız için askerlik gibi bir sorunda var ortada milletvekili seçimlerinde askerlik yapmış olmak şartını hepimiz biliyoruz yani kısaca birbiriyle çelişen sadece göz boyamaya yönelik bir madde bu bunu yapacağımıza gençlerin eğitim alanlarını özgürlük alanlarını açarak ülkeye daha fazla katkı sağlamaları sağlana bilir.”

BÜYÜK TİRE:  “Yönetimde çift başlılık kaldırılıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık birleştiriliyor” deniliyor. İngiltere, Hollanda, Japonya, Danimarka, Kanada, Norveç hatta Osmanlı devletinde meşruti monarşi vardı. Yani hem bir kral ve kraliçe hem de bir başbakan var. Yani iki başlı bir yönetim var. Orada bir sıkıntı olmuyor da bizde iki başlılıktan niçin şikayet ediliyor?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Parlamenter sistemde iki başlı diye bir yapı yok yürütmenin başı başbakan cumhurbaşkanı tüm halkı temsil ediyor ama yeni gelecek anayasada çift başlılık var neden en önemli nokta burada partili bir cumhurbaşkanının olması partili cumhurbaşkanı dediğinizde o partinin bütün il başkanları aktif görevli olacak demek bir düşünün devleti vali temsil eder Türk bayrağı taşır ama partili cumhurbaşkanlığı olursa il ve ilçe başkanı diyecek ki benim genel başkanın cumhurbaşkanı onu ben temsil ederim esas çift başlılık ilçeden ilden başlayıp yukarıya kadar o zaman olacak ama parlamenter sistemde bu söz konusu değildir. artı bugün bu tezi savunanlar 15 yıldır tek başına iktidarlar bu dönem içinde nasıl bir çift başlılıktan söz edebiliriz ki hani var mı ortada bir tartışma yok. Yani kısaca asıl çift başlılık eğer bu tasarı referandumdan geçerse ki ben geçeceğine inanmıyorum çift  başlılık asıl ozaman olacak ve  başkanlık sistemi olup ta gelişen bir tek ülke gösterilebilir mi  bir tane var oda Amerika çünkü orda da başarılı oluşunun sebebi orda hukukun üstünlüğü var göçmenlerle ilgili trump’ın kararnamesini federal mahkemenin bozmasındaki örnekte görebileceğimiz gibi ayrıca Amerika dışında baktığınızda gelişmiş ülkelerin hepsi parlamenter sistemle yönetilen ülkeler çünkü bir yerde parlamenter sistem demokrasi ve özgürlükler varsa  hukukun üstünlüğü varsa o ülke yatırım yapılabilir bir ülkedir buda o ülkenin ekonomik düzeyinin artması anlamına gelir.”

 

 

BÜYÜK TİRE:  Mevcut Anayasamızda “Cumhurbaşkanı seçilenin varsa partisiyle ilişiği kesilir” deniyor. Referanduma sunulan değişiklikle Cumhurbaşkanı partisinin başkanı olabilecek. Bunu tarafsızlıkla bağdaşıp bağdaşmadığı konusundaki düşünceniz nedir?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Yeni getirilecek sistemde parti devleti oluşturuluyor yüzde elli birle birinin cumhurbaşkanı olduğunu aynı zamanda bir partinin genel başkanı olduğunu yani aynı zamanda çift şapkası olduğunu düşünün yani artık tarafsız olması mümkün değil bir partinin genel başkanı ve biz cumhurbaşkanı denildiğinde tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olduğunu düşünüyoruz forsunda Türk bayrağı vardır ama böyle olduğunda bir tarafında Türk bayrağı forsu diğer tarafında parti amblemi olacak ve tarafsız olması artık mümkün olmayacak.”

BÜYÜK TİRE:  Bakanları, Cumhurbaşkanı atayarak görevlerine son verecek. Cumhurbaşkanı, yardımcılarını seçecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına izin verecek. Yürütme ile ilgili kararnameler çıkarabilecek. Bütün üst düzey kamu görevlilerini atayıp, görevlerine son verebilecek. Bu kadar yetkilerin bir kişiye verilmesini doğru buluyor musunuz?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Kesinlikle doğru bulmuyorum yani bir kişiye istiyorlar bu yetkileri dönüp baktığımızda Osmanlı padişahlarında bile göremezsiniz bu yetkiyi tek başına bakanlar atayacak tek başına meclisi mazeret göstermeksizin fesih edecek ki sürekli milli iradeden dem vuranların milletin iradesiyle seçilmiş bir meclisin bir kişinin mazeretsiz fesih edebileceği bir değişikliğe oy istemesi milli irade konusunda ne kadar samimi olduklarının göstergesidir. Ve atanan bu bakanların bakın dikkat edilmesi gereken husus seçilmiş kişiler değildir bu bakanlar ve seçilmiş olmayan bu bakanlara aynı zamanda sözlü bir gen soru yöneltmekte mümkün değil ancak yazılı yöneltebileceksiniz ki ona da cevap verme yükümlülüğünde değiller çünkü bu atanan bakanlar meclise karşı bir sorumluluk altında olmayacaklar sadece bütün yetkilerle donatılmış başkana karşı sorumlu olacaklar ve ayrıca gene bu tasarıda hakkında en tedirgin olunan bir diğer değişiklik bu atanan başkan yardımcıları bu başkan yardımcılarının sayısı belli değil sınırlama yok yani a kişisi gelip 3 diyebilir b kişisi 5 diyebilir c kişisi gelip partili cumhur başkanı olarak 81 tane il başkanım benim başkan yardımcımdır da diyebilir çünkü bunun önünde bir engel yok misal Afrika’da bile var anayasada diyor ki başkan 2 tane başkan yardımcısıyla seçime girer diyor ama bu tasarıda böyle bir sınırlama yok ve bu durumu kişilerin inisiyatifine bırakmak anayasaya koymamak doğru değil. Yani Osmanlı tarihine baktığımızda hep fatih sultan Mehmet gibi kanuni sultan Süleyman gibi başarılı padişahlar yoktur akli dengesi yerinde olamayan padişahlarda vardır ama bunlara karşı Osmanlıyı ayakta tutan şey köklü ve nizam cı kanunlarıydı geleceği garanti altına almak istiyorsanız bunun çözümü kişilerin inisiyatifine bırakmamak ve kanunlarla garantilemektir . Ve mutlaka bir nizam belirlemek zorundasınız ama hem bu yetkilerle donatıp hem şahsi inisiyatiflere bırakırsanız maalesef kandırılma ihtimallerinin bedelini bütün ülke ağır bir biçimde öderiz yani bir örnekle açıklamak gerekirse hem hızlı bir araba olsun hem kaza riskleri düşük olsun istiyorsanız güçlü bir fren sistemi bulundurmak zorundasınız yoksa duvara çarparsınız.”

BÜYÜK TİRE:  Yeni Anayasa değişikliği ile “yetkiler tek elde toplanıyor ama cezai sorumluluğun da getirildiği” dile getiriliyor. Cumhurbaşkanının suç işlediği iddiasıyla TBMM’nin üye tam sayısının salt çoğunluğu (301) ile soruşturma açılması istenebilir. 360 oyla soruşturma açılabilir. 400 oyla yüce divana sevk kararı alınabilir. Bu şartlarda yargılamanın yapılabileceğine ihtimal veriyor musunuz?

ŞENOL SARDOĞAN:   “Kesinlikle vermiyorum şunu bile deselerdi parti ile ilişiği olabilir ama genel başkan olamaz deselerdi ayrıca bütün milletvekilleri ön seçimle belirlenecek diye bir yasa koysalardı bur da bütün partileri kastediyorum o zaman oraya gelecek milletvekillerinin özgür iradeleri olurdu bunu asla vatandaşlarımız kaçırmasın ama şimdi cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olacak ve o sıfatla milletvekillerinin sırasını belirleyecek a kişisi b kişisi diye ve o milletvekilleri de gidecek diyecek ki biz cumhurbaşkanına soruşturma açılmasını istiyoruz 301 oy kalkacak böyle bir şey mümkün mü değil ama eğer bir partinin genel başkanı olmasaydı veya önseçimle belirlenseydi milletvekilleri misal Cumhuriyet Halk Partisi bunu yapıyor ve bu bütün partiler için geçerli olsaydı o zaman bu sistemde  belki bir fren sistemi oluşturabilirdi ama maalesef yok ve hadi bu ihtimaller zorda olsa gerçekleşti soruşturma açılmasına yönelik salt çoğunluk yakalandı bu seferde cumhurbaşkanın elinde fesih yetkisi var meclisi fes edip partili genel başkan sıfatıyla kendi partisindeki soruşturulmasına yönelik oy kullanan milletvekillerini milletvekilleri sıralamasına koymayabilir yani bu yargılama mümkün olmayacaktır. Lütfen oy verecek vatandaşlarımızın iyi düşünmesi lazım bu kişi meselesi değil bu şuandaki Sn. cumhurbaşkanımızın meselesi değil bu Sn. genel başkanların meselesi değil bu Türkiye cumhuriyetinin geleceğinin meselesi Türkiye cumhuriyetinin geleceğini oyluyoruz Türkiye cumhuriyetinin bütünlüğünü oyluyoruz lütfen sandığa giderken bunları düşünelim.”

BÜYÜK TİRE:  Cumhurbaşkanı tek başına olağanüstü hal ilen yetkisi verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

ŞENOL SARDOĞAN:   “Bu çok hafif kalıyor sadece olağanüstü hal yetkisi değil bütün kararnamelerle tek başına ülke yönetme yetkisi veriliyor yani yazmış orda münhasır kalan şeyler diye maddede var ama geriye kalanların hepsi kararnamelerle yapılacak ve bu kararnamelerin hiçbir denetimi yok bunlar kanun hükmünde kararnameler bugün yaşıyoruz işte ben kendi sektörümden örnek vereyim geçen hafta kararname çıkarıldı olağanüstü halde özel güvenlik şirketlerinden bazıları belli terör örgütleriyle bağlantılı diye 15 gün işletme sahibinin işyerini kapattılar hayatını kararttılar dün itibari ile yanlış yapmışız deyip çalışma ruhsatını geri verdiler peki bu insanların ne oldu hayatı alt üst oldu bir anda  terör örgütü üyesi oldular. 15 gün sonrada olamadıkları ispatlanmış. İşletmelerin önce bütün işleri önce fes edildi şimdi geri veriliyor bu neyle ilgili tek yapılan kararnamelerin uygulamalarla ilgili araştırılması yapılmaması ile ilgili bu 15 gün araştırılıp öyle karar verilenemez miydi şimdi 15 gün sonra vay biz yanlış yapmışız deniliyor böyle ülkemi yönetilir.”

BÜYÜK TİRE:  12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda HSYK’nın değişikliği hararetle savunulmuştu. HSYK’nın yapısı 7 yıl sonra sil baştan yenileniyor. Bir Anayasa maddesi 7 yıl içinde eskiyebilir mi ?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Zaten o günkü referandumda yanlıştı Biz o zamanda yani 2010 referandumun dada hayır demiştik bugün hayatın bizi ne kadar haklı çıkardığının herkes farkındadır çünkü o yapılan referandumla yargının bir grubun eline geçmesini sağladı ve biz yine bu günde diyor ki yanlış yapıyorsunuz cumhurbaşkanının HSYK’ların atamasını yapması anayasa mahkemesinin 12 üyesini ataması o gün bir zümrenin eline geçti şimdi zümreden vazgeçtik bir kişinin eline veriyoruz bu ülke demokrasiyi hakkediyor hukukun üstünlüğünü hakkediyor eğer bunlar yoksa ekonomik refahta yok bunu halk olarak çok iyi anlamamız lazım bugün dış politikalardaki hataların ekonomik iç yansımalarını hep birlikte yaşamaktayız bir ülkenin bir yere kaba tabirle bağırabilmesi için ‘eyy’ diye bilmesi için ekonomi özgürlüğünün olması lazım önce bunu sağlamamız lazım ki ‘eyy’ dediğimizde ekonomik olarak vatandaşı zor durumda bırakmayalım.”

BÜYÜK TİRE:  TBMM üye sayısı 550’den 600 üyeye çıkarılması önemli midir, gerekli midir ?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Çok gereksiz bir şey ve bu ülkeye 5 senelik maliyeti 187 milyon  bu para köylümün cebinden çıkacak işçimin cebinden çıkacak esnafımın cebinden çıkacak ve tüm vatandaşımın cebinden çıkacak 550 bir şeyi becereme dide 600 kişimi becerecek niye israf edelim yani 187 milyon parayı ne diye verecek bu vatandaş bu milletvekillerine evet diyen arkadaşlar şöyle bir çelişkinin içinde olacak hem milletvekillerinin çok maaş aldığından şikayet edeceksiniz hem de ediyoruz ama bir elli kişi daha koyalım üstüne neden bu para buraya gitsin başka yerlere yatıralım başka yatırımlar yapalım 550 milletvekilinin yapamayıp 600 nün yapabilecek olduğu ne açıklasınlar bu göz boyamaktan başka bir şey değil ve artı olarak bu kadar yetkilerden mahrum bırakacaksınız meclisi hem de sayısını arttıracaksınız israfı arttıracaksınız buna oy verecek vatandaşlarımız lütfen iyi düşünsün herkes sandığa gitsin herkes oyunu kullansın evet te verse hayırda verse gitsin giderken de lütfen o anayasa taslağındaki maddelere baksın ama detaylarda kaybolmasın tek adama yetki veriliyor ona baksınlar 14 yıldır kim engelledi bir şey yapmalarını ona baksınlar vatandaşlarımız yetki verdi 14 yıldır isteyip te yapamadıkları var mı varsa ne engelledi evet kandırıldılar ona katılıyorum ama bir daha kandırılırsa bu tek kişide o zaman ne olacak o yüzden vatandaşlarımızdan isteğim tekrar tekrar söylüyorum lütfen sandığa gitsinler ve ülkemiz için ‘Hayır’lısı olanı yapsınlar.”

BÜYÜK TİRE:  Bütçe Kanunu, parlamento dışındaki Bakanlar Kurulunca hazırlanıp, Meclisten güvenoyu almadan da uygulanabilmesi sizce sakıncalı değil midir?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Tabi ki sakıncalı çünkü parlamenter sistemde bütçenin meclisten onay alması demek bir parti iktidarsa bile onun hazırladığı bütçe kullanılacak bile olsa o bütçe komisyonlarından geçerken uzun süren tartışmalarla geçtiği için o bütçede düzeltmeler olur ve bir başka yanı ise bu bütçe mecliste tartışılırken halkın haberi olur ama şimdi atama yapılan bakanlar hazırlayacak onlar bile kendi arasında tartışacak veya tartışmayacak belli değil ama hiç birimizin ne olduğundan haberi bile olmayacak ve buna bile gerek duymadan geçen yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır. Bütün bunlar doğru değil demokrasi çoğulculuk demek ortak akılla yönetim demek bir çok şey tartışılıp ve en doğru olan yapılması gerekir ama bu değişiklikle bunun tam tersi bir yönle çalışılacak.”

BÜYÜK TİRE:  Mevcut Anayasamızda Cumhurbaşkanı 103. Maddeye göre yemin eder. Yemin metninin sonu “………. Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi TARAFSIZLIKLA yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda ve şerefim üzerine ant içerim” şeklindedir. Geçenlerde cumhurbaşkanı Elazığ’da “Ya böyle şey olur mu? Cumhurbaşkanı olacaksın kurucusu olduğu partiyle ilişiği kesiliyor. Bir insanın karakterinde tarafsızlık olur mu? Olmaz gerçekçi olmak lazım” demişti. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Cumhurbaşkanı ise tarafsız olmayacak bu sizce doğru mu?

ŞENOL SARDOĞAN:  “Kesinlikle yanlış ama yeni getirilmeye çalışılan değişiklikle zaten bu görüşlerini net bir şekilde onlar ortaya koydu 2. soruya cevabım dada vurguladığım gibi zaten Yeni getirilecek sistemde parti devleti oluşturuluyor biz cumhurbaşkanı denildiğinde tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olduğunu düşünülüyor forsunda Türk bayrağı vardır ama böyle olduğunda bir tarafında Türk bayrağı forsu diğer tarafında parti amblemi olacak ve tarafsız olması artık mümkün olmayacak ve bunun yönetimsel karşılığı da onların parlamenter sisteme yaptığı eleştiri aslında kendi sitemlerinde oluşacak  partili cumhurbaşkanı dediğinizde o partinin bütün il başkanları aktif görevli olacak demek il ve ilçe başkanı diyecek ki benim genel başkanım cumhurbaşkanı onu ben temsil ederim o yüzden tarafsızlık ilkesinin çiğnenmesi kutuplaşmalara ve bölünmelere yol açacağı için çok sakıncalı buluyorum ve bu yüzdende tekrar üstüne basarak tekrarlıyorum ve diyorum ki sandığa gidin mührünüzü ‘hayır’a basın”

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve buyuktire.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.