meritking giriş kingroyal giriş

Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

Tarım ve sanayinin gücünü birleştirdi

Tire 09.11.2016 - 10:46, Güncelleme: 19.02.2023 - 03:58
 

Tarım ve sanayinin gücünü birleştirdi

Tarım ve sanayiyi buluşturan Berayken Gıda, Tire Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisinde ürettiği dondurulmuş sebze ve meyveleri tüm dünyaya ihraç ediyor.
Küçük Menderes Havzası’nda verimli tarım arazileri ve Türkiye tarımına sunduğu incir, ceviz, karadut gibi sembol ürünleriyle tarım alanında kendini kanıtlayan Tire, Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması ve Krone, Sütaş gibi büyük firmaların Tire’yi tercih etmesiyle sanayi alanında da ilerlemesini sürdürüyor. Türkiye ekonomisinin 2 ana kolu olan tarım ve sanayiyi bir araya getirerek, dondurulmuş sebze ve meyve üretimi yapan Berayken Gıda Sanayi, Tire’deki 7 milyon liralık yatırımı ve 45 kişiye sağladığı istihdam ile faaliyete başladığı ilk yılda bile pazarın en büyük üreticilerinden biri haline geldi. Başarılı girişimci Gülayfer Söğüt tarafından 2010 yılından kurulan Berayken Gıda, karadut başta olmak üzere, çilek, vişne, yaban mersini, kayısı, kavun, böğürtlen, ahududu gibi meyveleri alıp işleyerek sanayiye kazandırıyor. Berayken, işlediği ürünleri yarı mamül haline getirerek, Agrana, Döhler ve Tunay Gıda gibi firmalara veriyor ve buralarda mamül haline getirilerek, Algida, Sütaş ve Danone gibi büyük firmalara gönderiliyor. Berayken, geliştirdiği projelerle üreticiyi de bilinçlendirip, kalkındırıyor. Berayken Gıda’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Gülayfer Söğüt, 43 yaşında evli ve 2 çocuk sahibi. Asıl Mesleği Mali Müşavirlik olan Söğüt, daha önce aynı sektörde hizmet veren bir holdingde bütçe uzmanı olarak çalıştı. 2010 yılında kendi şirketini kurmak ve üretim yapmak üzere girişimde bulundu ve Berayken Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu. Berayken olarak fason üretimle Türkiye’de faaliyet gösteren büyük firmalara dondurulmuş meyve sebze üreten Gülayfer Söğüt, 2015 yılında Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 7 milyon liralık yatırımla, dev bir tesis kurdu. “KARADUT DENİLİNCE AKLA TİRE GELİYOR” Yatırım için neden Tire’yi tercih ettiğini aktaran Gülayfer Söğüt, “Berayken olarak dondurulmuş meyve ve sebze üretiminde ağırlıklı olarak karadut üzerine yoğunlaştık. Karadutu çocukluğumda İzmir’de şerbet olarak içerdim ve çok beğenirdim. Aslında karadutla olan ilişkim o yıllardan başlıyor. Karadutun son derece faydalı ve antioksidan bir ürün olduğunu bildiğim için bu meyvenin sanayiye kazandırılması gerektiğini düşündüm ve karaduta yoğunlaştım. Bu noktada Türkiye’de karadut denilince akla Tire geldiği için biz de karaduta yakın olmak istedik ve yatırımımızı Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptık. Şimdi de sektörde karadut denilince akla Berayken geliyor.” dedi. BERAYKEN, SEKTÖRÜN HAKİMİ Türkiye’de yılda yaklaşık 1200 ton karadut üretildiğini ifade eden Söğüt, “1200 tonun 1000 tonunu Berayken olarak biz alıp işliyor, sanayiye kazandırıyoruz. Geri kalan kısmı ise küçük işletmelere ve hallere gitmekte. Türkiye’de karadut bizden soruluyor. Karadut gibi son derece faydalı bir ürün üzerine yoğunlaşmakta ne kadar haklı olduğumuzu gördükçe gurur duyuyoruz.” Şeklinde konuştu. BERAYKEN, ÜRETİCİNİN DE YANINDA Tarımın geliştirilmesi ve üreticinin daha verimli üretim yapması için Unilever’inSustainable (Sürdürülebilir) Projesi kapsamında bulunan Berayken, oluşturduğu “kapama bahçeler” ile taahhütlü üretim yaptırıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan başarılı girişimci Gülayfer Söğüt, “Ziraat mühendislerimiz sürekli sahada ve üreticiyle iç içeler. Kendim de elimden geldiğince sahada olmaya özen gösteriyorum. Meyvelerin sadece işlenmesi esnasında değil, üretiminde de rol oynuyoruz. Üreticinin bilinçli üretim yaparak daha çok verim alması amacıyla çeşitli eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda oluşturduğumu kapama bahçe projeleriyle en sağlıklı şekilde meyvelerin üretilmesini sağlıyoruz ve taahhüt ettiğimiz gibi alıp işliyoruz. Bu sayede sanayiye daha kaliteli ürün sunarken, bir yandan da üreticinin bilinçlenerek daha verimli üretim yapmasını ve dolayısıyla daha çok kazanmasını sağlamış oluyoruz.” dedi. TAZELİK İÇİN MEYVEYİ UYUTUYORUZ Ürünlerin işlenmesi süreciyle ilgili de bilgi veren Söğüt, “kalite kontrollerini yaparak üreticiden aldığımız meyve ve sebzeleri IQF’de  -40 santigrat derece soğutarak şokluyoruz. Ürünlerin tazeliğini koruması için bir başka deyişle, meyveleri ve sebzeleri uyutuyoruz. Daha sonra bunları küp şeklinde dilimleyip paketledikten sonra yarı mamül olarak sanayiye gönderiyoruz. Daha sonra mamül haline getirilerek, Algida, Danone, Sütaş gibi sektörde kendini kanıtlamış büyük firmalara gönderiliyorlar.” Dedi. ÇOCUKLARIMA YEDİRMEYECEĞİM ÜRÜNÜ ÜRETMEM Berayken Gıda’yı sektörde zirveye taşıyan en önemli özelliklerinden biri de hijyen konusundaki hassasiyeti. Ürünün tarladan soğuk zincirle getirilmesiyle başlayan olağanüstü hijyen hassasiyeti, işlenip paketlenmesi sürecinde de devam ediyor. “Ben de bir anneyim ve kendi çocuklarıma yedirmeyeceğim ürünü asla üretmem” diyen başarılı girişimci, tesiste ürettikleri meyveleri eve götürüp, ailesiyle birlikte tükettiğini de sözlerine ekledi. “ÇOCUKLAR, DOĞALLIĞI TATSIN DİYE…” Berayken Gıda, tarım ve sanayi alanında ekonomi ve istihdama katkı sağlarken, sosyal sorumluluklarını da yerine getirmeyi ihmal etmiyor. Geliştirdiği çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal fayda sağlamayı amaçlayan Berayken, geçtiğimiz mayıs ayında düzenlediği “Karadut Şenliği” kapsamında, öğrencilere doğallığı tattırdı. Karadut Şenliği Projesi kapsamında Ulukent’teki kapama karadut bahçesinde misafir edilen TAKEV Koleji öğrencileri, öğretmenlerinin nezaretinde dalından meyve topladılar. Sepeti koluna takan minikler, dalından kopardıkları karadutlarla, bahçede karadutlu pasta yaptılar ve doyasıya eğlendiler. Günümüzde çocukların doğallıktan uzak büyüdüklerini belirten Söğüt, “Biz çocukluğumuzu daha doğal yaşadığımız için çok şanslıyız. Günümüzde çocuklarımız evlerde ve balkonlarda büyüyor. Karadut Şenliği projemizle çocuklarımızın meyvelerin hangi koşullarda yetiştiğini görerek, bahçede dalından koparıp yeme zevkini tatmalarını ve bu doğallığı yaşamlarını amaçladık.” Dedi. DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ Üretime başladıktan sonra kısa süre içinde sektörün lider isimlerinden biri olan Berayken Gıda’nın kurucusu Gülayfer Söğüt, henüz yolunda başında olduklarını belirterek, “Üretime 2016 yılının ocak ayında başladık ve önümüzdeki kısa vadede, yatırımımızı, üretim kapasitemizi ve sağladığımız istihdamı ikiye katlamayı hedefliyoruz.” dedi.     HABER:  Büyük Tire Haber Merkezi 
Tarım ve sanayiyi buluşturan Berayken Gıda, Tire Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisinde ürettiği dondurulmuş sebze ve meyveleri tüm dünyaya ihraç ediyor.

Küçük Menderes Havzası’nda verimli tarım arazileri ve Türkiye tarımına sunduğu incir, ceviz, karadut gibi sembol ürünleriyle tarım alanında kendini kanıtlayan Tire, Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması ve Krone, Sütaş gibi büyük firmaların Tire’yi tercih etmesiyle sanayi alanında da ilerlemesini sürdürüyor. Türkiye ekonomisinin 2 ana kolu olan tarım ve sanayiyi bir araya getirerek, dondurulmuş sebze ve meyve üretimi yapan Berayken Gıda Sanayi, Tire’deki 7 milyon liralık yatırımı ve 45 kişiye sağladığı istihdam ile faaliyete başladığı ilk yılda bile pazarın en büyük üreticilerinden biri haline geldi.

Başarılı girişimci Gülayfer Söğüt tarafından 2010 yılından kurulan Berayken Gıda, karadut başta olmak üzere, çilek, vişne, yaban mersini, kayısı, kavun, böğürtlen, ahududu gibi meyveleri alıp işleyerek sanayiye kazandırıyor. Berayken, işlediği ürünleri yarı mamül haline getirerek, Agrana, Döhler ve Tunay Gıda gibi firmalara veriyor ve buralarda mamül haline getirilerek, Algida, Sütaş ve Danone gibi büyük firmalara gönderiliyor. Berayken, geliştirdiği projelerle üreticiyi de bilinçlendirip, kalkındırıyor.

Berayken Gıda’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Gülayfer Söğüt, 43 yaşında evli ve 2 çocuk sahibi. Asıl Mesleği Mali Müşavirlik olan Söğüt, daha önce aynı sektörde hizmet veren bir holdingde bütçe uzmanı olarak çalıştı. 2010 yılında kendi şirketini kurmak ve üretim yapmak üzere girişimde bulundu ve Berayken Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu. Berayken olarak fason üretimle Türkiye’de faaliyet gösteren büyük firmalara dondurulmuş meyve sebze üreten Gülayfer Söğüt, 2015 yılında Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 7 milyon liralık yatırımla, dev bir tesis kurdu.

“KARADUT DENİLİNCE AKLA TİRE GELİYOR”

Yatırım için neden Tire’yi tercih ettiğini aktaran Gülayfer Söğüt, “Berayken olarak dondurulmuş meyve ve sebze üretiminde ağırlıklı olarak karadut üzerine yoğunlaştık. Karadutu çocukluğumda İzmir’de şerbet olarak içerdim ve çok beğenirdim. Aslında karadutla olan ilişkim o yıllardan başlıyor. Karadutun son derece faydalı ve antioksidan bir ürün olduğunu bildiğim için bu meyvenin sanayiye kazandırılması gerektiğini düşündüm ve karaduta yoğunlaştım. Bu noktada Türkiye’de karadut denilince akla Tire geldiği için biz de karaduta yakın olmak istedik ve yatırımımızı Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptık. Şimdi de sektörde karadut denilince akla Berayken geliyor.” dedi.

BERAYKEN, SEKTÖRÜN HAKİMİ

Türkiye’de yılda yaklaşık 1200 ton karadut üretildiğini ifade eden Söğüt, “1200 tonun 1000 tonunu Berayken olarak biz alıp işliyor, sanayiye kazandırıyoruz. Geri kalan kısmı ise küçük işletmelere ve hallere gitmekte. Türkiye’de karadut bizden soruluyor. Karadut gibi son derece faydalı bir ürün üzerine yoğunlaşmakta ne kadar haklı olduğumuzu gördükçe gurur duyuyoruz.” Şeklinde konuştu.

BERAYKEN, ÜRETİCİNİN DE YANINDA

Tarımın geliştirilmesi ve üreticinin daha verimli üretim yapması için Unilever’inSustainable (Sürdürülebilir) Projesi kapsamında bulunan Berayken, oluşturduğu “kapama bahçeler” ile taahhütlü üretim yaptırıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan başarılı girişimci Gülayfer Söğüt, “Ziraat mühendislerimiz sürekli sahada ve üreticiyle iç içeler. Kendim de elimden geldiğince sahada olmaya özen gösteriyorum. Meyvelerin sadece işlenmesi esnasında değil, üretiminde de rol oynuyoruz. Üreticinin bilinçli üretim yaparak daha çok verim alması amacıyla çeşitli eğitim programları düzenliyoruz. Aynı zamanda oluşturduğumu kapama bahçe projeleriyle en sağlıklı şekilde meyvelerin üretilmesini sağlıyoruz ve taahhüt ettiğimiz gibi alıp işliyoruz. Bu sayede sanayiye daha kaliteli ürün sunarken, bir yandan da üreticinin bilinçlenerek daha verimli üretim yapmasını ve dolayısıyla daha çok kazanmasını sağlamış oluyoruz.” dedi.

TAZELİK İÇİN MEYVEYİ UYUTUYORUZ

Ürünlerin işlenmesi süreciyle ilgili de bilgi veren Söğüt, “kalite kontrollerini yaparak üreticiden aldığımız meyve ve sebzeleri IQF’de  -40 santigrat derece soğutarak şokluyoruz. Ürünlerin tazeliğini koruması için bir başka deyişle, meyveleri ve sebzeleri uyutuyoruz. Daha sonra bunları küp şeklinde dilimleyip paketledikten sonra yarı mamül olarak sanayiye gönderiyoruz. Daha sonra mamül haline getirilerek, Algida, Danone, Sütaş gibi sektörde kendini kanıtlamış büyük firmalara gönderiliyorlar.” Dedi.

ÇOCUKLARIMA YEDİRMEYECEĞİM ÜRÜNÜ ÜRETMEM

Berayken Gıda’yı sektörde zirveye taşıyan en önemli özelliklerinden biri de hijyen konusundaki hassasiyeti. Ürünün tarladan soğuk zincirle getirilmesiyle başlayan olağanüstü hijyen hassasiyeti, işlenip paketlenmesi sürecinde de devam ediyor. “Ben de bir anneyim ve kendi çocuklarıma yedirmeyeceğim ürünü asla üretmem” diyen başarılı girişimci, tesiste ürettikleri meyveleri eve götürüp, ailesiyle birlikte tükettiğini de sözlerine ekledi.

“ÇOCUKLAR, DOĞALLIĞI TATSIN DİYE…”

Berayken Gıda, tarım ve sanayi alanında ekonomi ve istihdama katkı sağlarken, sosyal sorumluluklarını da yerine getirmeyi ihmal etmiyor. Geliştirdiği çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal fayda sağlamayı amaçlayan Berayken, geçtiğimiz mayıs ayında düzenlediği “Karadut Şenliği” kapsamında, öğrencilere doğallığı tattırdı. Karadut Şenliği Projesi kapsamında Ulukent’teki kapama karadut bahçesinde misafir edilen TAKEV Koleji öğrencileri, öğretmenlerinin nezaretinde dalından meyve topladılar. Sepeti koluna takan minikler, dalından kopardıkları karadutlarla, bahçede karadutlu pasta yaptılar ve doyasıya eğlendiler. Günümüzde çocukların doğallıktan uzak büyüdüklerini belirten Söğüt, “Biz çocukluğumuzu daha doğal yaşadığımız için çok şanslıyız. Günümüzde çocuklarımız evlerde ve balkonlarda büyüyor. Karadut Şenliği projemizle çocuklarımızın meyvelerin hangi koşullarda yetiştiğini görerek, bahçede dalından koparıp yeme zevkini tatmalarını ve bu doğallığı yaşamlarını amaçladık.” Dedi.

DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ

Üretime başladıktan sonra kısa süre içinde sektörün lider isimlerinden biri olan Berayken Gıda’nın kurucusu Gülayfer Söğüt, henüz yolunda başında olduklarını belirterek, “Üretime 2016 yılının ocak ayında başladık ve önümüzdeki kısa vadede, yatırımımızı, üretim kapasitemizi ve sağladığımız istihdamı ikiye katlamayı hedefliyoruz.” dedi.

 

 

HABER:  Büyük Tire Haber Merkezi 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve buyuktire.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.