Eskiden pazara giderken kendi ellerimizle ördüğümüz fileleri alır aldığımız ürünleri doldurur mutlu mesut evimize dönerdik. Yokluk yok muydu ? Olmaz mı. Ama varlığı bilemediğimiz için yokluğun ızdırabını pek farkedemezdik.
Sıkıntılar olsa bile mutlu olmayı başarabiliyorduk çok şükür. Çocukluğumda ağabeylerimin ( Hepsi rahman – ı rahmete kovuştu ) üçü de işinde gücünde olduklarından pazar alışverişi çoğunlukla bana kalırdı. Sanırım Ortaokul sıralarındaydım, fileyi ne kadar ucuza doldurursam o kadar aferin alacağımı düşünüyordum. Bir seferinde o kadar hesaplı davranmış olmalıyım ki o günün parasıyla 375 kuruşla fileyi doldurmuştum. Aferin yerine tatlı bir espriyle karşılaşmıştım. Ağabeyimin biri oğlum sen bizi otla mı besleyeceksin şeklinde hafif bir eleştiri yaptı. Çünkü o günlerde çok ucuz olan bakla, bezelye, marul, soğan, ıspanak, roka vs. gibi otsu bitkilerle dolmuştu. Neyse yine ağabeylerimden biri arkamdan pazara çıkarak evimizin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri de aldı da sadece otla beslenme alışkanlığından kurtulduk.
Maziyi andığım bu mutlu ve esprili anılarımdan uzaklaşarak bu günlere gelelim; artık fileler itibardan düştü, biz de file örmek zahmetinden kurtulduk. Poşetler icat oldu, rahat etmeye başladık. Onda da israfa kaçmış olmalıyız ki memleket ekonomisini neredeyse batırma tehlikesini bile yaratmak üzereydik ki devletimiz bu israfı önlemek amacıyla poşeti parayla alın ki bu israfı önleyelim diye düşündü. Sanırım önce 25 kuruşa sonra 50 kuruşa bu yıl başından itibaren de tam yüzde yüz artırarak yüz kuruşa ( 1 Liraya ) çıkartıverdi. “ Sıkıysan gel de poşet al. Maaşının veya gelirinin yarısı poşet parasına gitsin de gör.”demeye getirdi.
Şakayı bir tarafa bırakalım de yine gerçeğe dönelim. Yüce Devletimiz tasarrufa o kadar önem veriyor ki(!)poşeti marketler parayla satarsa poşet israfı önlenir diye düşünerek bu yola başvurdu. Doğal olarak bu işten en karlı çıkan da büyük marketler oldu. Sattığı üründen ballı karlar kazanıyor, maliyetini kesin bilmiyorum ama 30 - 40 kuruşa mal ettiği firma baskılı poşeti 100 kuruşa satarak oradan da büyük karlar elde ediyor (!)
Marketlerden alış veriş yapınca kasiyer kızlarımız poşet ister misiniz diye de sormayı ihmal etmiyor. Ben bu poşet adeti çıktığından, parayla satılmaya başladığından beri hemen hemen hiç poşet almadım. Samimi söyleyeyim ben firma baskısı olan poşete niye para vereyim? İnce poşetler parasız, üstelik reklam baskısı da yok, onlardan alıyorum veya çantayla gidiyorum markete.
Tavsiye ederim Siz de öyle yapın.

