Son yıllarda mevcut durumda söylenen özlü ve etkileyici bir söylem olarak dillerden düşmüyor. Hem anlamlı hem de gerçekleri dile getiriyor.
Erken veya zamanında bir seçimin sonucunda mevcut siyasi partilerin hiçbiri tek başına iktidara gelmesi mümkün görünmüyor.
Baksanıza 23 yıldır iktidarı kimselere kaptırmayan AK Parti yalnız başına iktidara gelemeyeceğini gördüğü için MHP yi, DP,yi, HüdaPar'ı, BBP, Tuğrul Türkeş'i Numan Kurtulmuş'u, Sinan Oğan'ı yanına destekçi olarak almayı nasıl da başarmıştı. Düşünün bir kere bir zamanlar birbirlerine söylemedik laf bırakmayan AK Parti ve MHP yanyana gelmeselerdi iktidarda kalabilirlermiydi? Şu anda da bu partilerin yanyana durmasıyla yeniden AK Partinin iktidara geleblilmesinin garantisi varmıdır? Bence şüpheli ?
Bugün bile MHP nin ben bu hükümeti desteklemekten vazgeçtim demesiyle Ak Parti hükümetinin ayakta kalabilmesi mümkünmüdür? Erken veya zamanında yapılacak bir seçimi kaybetmemek için Ak Parti yeni müttefikler aradığı apaçık ortada değil mi ? Asın diye ip atan, DEM partiye selam veren herkesi demlenmekle suçlayan Bahçeli Bey'in Öcalan sevdalısı olup "Gelsin mecliste konuşsun, kendisine umut hakkı verilsin , O'na bir statü kazandırılsın ( Ne demekse ) " demesi boşuna mıdır?
Uzun lafın kısası Cumhur ittifakı yıpranmışlığın telafisi ve kaybetme ihtimalinin giderilmesi için hak, hukuk ve adaleti unutmuş görünmektedir.
Gelelim Millet ittifakına ; CHP olağandışı eziyet ve siyasi işkencelerle silindir gibi ezilmeye çalışılırken halen iktidarın en büyük alternatifidir . Özgür Özel'in hiç de beklenmeyen bir performansla dolu dizgin iktidara koşmaktadır. CHP iktidarında çok başarılı hizmetler başarabilecek dinamik bir kadroya da sahiptir. Ama sayıca yeterli olması mümkün değildir.
İktidar olabilmek için ittifaklara ihtiyaç vardır. Bu gerçeği herkes görüyor ama şimdiye kada pek dillendiren olmuyordu. Geçenlerde Zafer Partisi Lideri Prof Ümit Özdağ birlikten kuvvet doğar , herkes tek başına iktidar olacağım sevdasına düşerse hepimiz hava alırız demeye getirdi. Aynı inanca, aynı düşünceye , aynı milletin fertleri olarak Türk Milliyetçiliği etrafında işbirliğine , yüzyılların hatta insanlık tarihinde görüşleriyle , insancıl yaklaşımıyla, devlet tecrübesiyle örnek teşkil eden Yüce Atatürk'ün etrafında kenetlenerek iktidara YÜRÜMENİN DOĞRU BİR YOL OLDUĞUNU DİLE GETİRMİŞTİR.
"Hepsi birlikte, İyi Parti tek başına" söylemiyle hareket eden İYİ Partinin bütün söylemlerine imza atabilecek biri olan ben kusura bakmasın Musavat Dervişoğlu'nun bu fikrine katılamıyorum. Diğer taaftan seçime girip üç beş bin oy alan siyasi bartilerin iktidara gelme şansları olabilir mi ? İktidar için %50 +1 oy gereken bir sistemde bunca uğraş, bunca masraf bu partilerin emeklerine yazık olmuyor mu? Vakit varken CHP, İyi Parti, Türkiye İşçi Partisi Demokrat Parti, Gelecek Parti, Demokrasi ve Atılım Parti, Ata Parti, Anahtar Parti, Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi işbirliği yaparak iktidarın en büyük adayı olarak olabilir . Bazılarınızın bu partilerin bir araya gelmesi mümkün olmaz dediğini duyar gibiyim. Bazılarının hükümette omasa bile destekleme durumunda kalabileceklerini düşünüyorum.
İsterseniz yazımı bir tarihi darb-ı mesel ile noktalayayım. Orta Asyadaki Türk Devlet sultanlarından birinin 11 tane oğlu varmış, sultanın yaşı kemale erince ölümlü dünya, yarın hak vaki olunca öleceğini düşünerek oğullarını toplamış her birini temsilen parmak kalınlığında 11 adet çubuğu bir iple sıkı sıkıya bağlayarak en küçüğünden başlayıp bu çubuk destesini kırmalarını istemiş, hepsi teker teker deneyerek bu çubuk demetini kırmaları mümkün olmamış.
Sultan daha sonra bu çubukları ayırmış her oğluna birer tane dağıtmış, " Hadi bakalım elinizdeki çubukları kırın" demiş , en küçük oğlu dahil hepsi de elindeki çubukları zorlanmadan kırmışlar.
Sultan daha sonra çocuklarına dönerek " İşte evlatlarım hepiniz birbirinizden ayrılır, birbirinize düşerseniz bu çubuklar gibi düşmanlarınız sizi birer birer ortadan kaldırır ama birbirinize sıkı sıkı sarılırsanız sizi kimseler yıkamaz.
Ne demiş atalarımız " BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR "

