Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Şevket Bahçelioğlu
Köşe Yazarı
Şevket Bahçelioğlu
 

ÖĞRETMENE SAYGI MI O DA NE?

“Öğretmenler, geleceğin mimarlarıdır; bilgi ve sevgiyle yoğurdukları her bir öğrenci, dünyayı değiştirme potansiyeline sahiptir.” “Öğretmenler, bilgi ışığıyla cehalet karanlığını aydınlatır.” “Öğretmenler, hayal gücümüzün sınırlarını genişletir ve bize her şeyi başarabileceğimizi gösterir. Sizler, gerçek kahramanlarsınız.  “Öğretmene uzanan el şiddetle değil, saygı ve sevgi ile olmalı” “ Öğretmenler sorumluluğu büyük ve bir o kadarda zorlu bir yolun yolcularıdır. Her türlü fedakarlığa razı olurlar. İnsanlığın yararına olan her şeyi öğretirler.”            Ve ulu önder diyor ki  .“  Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."           "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir."              "Öğretmenler, insan toplumunun en özverili ve saygıdeğer  unsurlarıdır."              "Cumhuriyet sizden; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister."]                Toplumun öğretmen değerlendirmelerinden bir kaçı ;         Sizler sadece bilgi değil, hayat dersi de verdiniz.           Her kelimenizle geleceğe iz bıraktınız.           Işığınızla yön bulduk.           Kaleminizin izi kalbimizde.       Öğretmene övgü sözleri sadece bunlarla da sınırlı değil elbette. Öğretmenle ilgili       o kadar övgüler var,  o kadar kitaplar yazılmış ki en güzel bir benzetme ile bu  konuya bir nokta kayalım : “Öğretmen mum gibidir, erir fakat aydınlatır.”   Bu kadar övgüye mazhar olan öğretmene bugün yapılan muameleler Allahtan reva mı ? Sanmıyorum ve bir öğretmen olarak yapılanları şiddetle kınıyorum. Neden mi?               1-  İhtiyaç fazlası öğretmeni   niçin yetiştirdiniz.?               2­ -  Binbir zahmetle kazandıkları okulları yine 4-5 yıl emek harcayıp  mezun  olanların hepsinin atamasını yapamayınca sonra  neden mülakatla seçim yapıyorsunuz?               3- Mülakatta liyakata mı , yandaşlık kıstasına mı değer veriyorsunuz? 4 – Sizin gibi düşünmeyenlere yaşama hakkı tanınmadığı söyleniyor, hiç mi vicdanınız sızlamıyor?    5 – Mülakatta başarılı sayılmayanların serzenişlerine kayıtsız kalıp “Biz size öğretmen olma garantisi mi verdik”sözleriyle açıkta kalanların sorumluluğunu üzerinizden attığınızı mı sanıyorsunuz?    6- Kadrolu  atama yapamayınca özel okullarda, kurslarda asgari ücretle, hatta daha bile düşük ücretlerle öğretmenimizi çalışma mecburiyetinde bırakıyorsunuz?    7-Özel Okul ücretlerinin korkunç boyutlarda  öğrencilere yansıtılmasına müdahale edemediğiniz gibi burada  görev yapan öğretmenlerin ücretleri için bir denetim mekanizması kurmuyorsunuz?     8-  Hakkını aramak için direnişe geçen mağdur öğretmenlerin dertlerini lütfedip çözmek yerine niçin devlet güçlerini mağdur öğretmenlerin üzerine  sürüyorsunuz?     9- Çopla, tankla, tüfek dipçikleriyle  saygın birer eğitimci olması gereken öğretmenlerimize şamar oğlanı gibi davranmayı nizamı alem için şart mı görüyorsunuz? Bu görüntüler yerine oturup, dinleyip, daha saygınca meseleleri halletmeyi neden denemezsiniz?    10-  Bir zamanlar Devlet Planlama Teşkilatımız vardı. Hangi dalda ne kadar  personele ihtiyaç var, neyi ne kadar üretmemiz gerekiyor, gerekli değerlendirmeler yapılır, ona göre çalışmalar sürdürülürdü. Böylelikle ihtiyaç fazlası yaratılmaz, yurdun ekonomisi daha sağlıklı yürütülmeye çalışılırdı.    11-  Bugün 200 civarında Eğitim Fakültesi mevcut belli ki  bu okullarda yetiştirilen öğretmenlerin pek çoğu ihtiyaç fazlası, yazık değil mi bu gençlerimizin en değerli yıllarını çalıp işsiz birer vatandaş durumuna düşürmek.?      12- Kayırmaya müsait ( Aslında dürüst yapıldığında faydalı ) mülakat siyasi tercihlerle yapılınca hak hırsızlığından öteye gidemediğine göre  kaldırmayı vadettiğiniz halde niçin hala ısrarla devam ettirmektesiniz.      13- Hak yemek inancımıza göre büyük günahtır, mülakat yoluyla hakkı yenenlerin vebalini çekmeye hazır mısınız?      14- Bakana dertlerini anlatabilmek için gelen  öğretmenlerimize yapılan davranışları bir öğretmen olarak asla doğru bulmuyorum. Övgülerle onure etmeye çalıştığımız öğretmenlere kılıç kalkanla saldırmak onları küçültmez ama bu davranışlara sebep olanlara büyük bir vebal yüklemektedir ?  Bunları ne halkımız, ne yasalar ne de yüce Allah affeder. Haberiniz olsun.
Ekleme Tarihi: 17 Haziran 2026 -Çarşamba

ÖĞRETMENE SAYGI MI O DA NE?

“Öğretmenler, geleceğin mimarlarıdır; bilgi ve sevgiyle yoğurdukları her bir öğrenci, dünyayı değiştirme potansiyeline sahiptir.”

“Öğretmenler, bilgi ışığıyla cehalet karanlığını aydınlatır.”

“Öğretmenler, hayal gücümüzün sınırlarını genişletir ve bize her şeyi başarabileceğimizi gösterir. Sizler, gerçek kahramanlarsınız.

 “Öğretmene uzanan el şiddetle değil, saygı ve sevgi ile olmalı”

“ Öğretmenler sorumluluğu büyük ve bir o kadarda zorlu bir yolun yolcularıdır. Her türlü fedakarlığa razı olurlar. İnsanlığın yararına olan her şeyi öğretirler.”

           Ve ulu önder diyor ki  .“  Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."

          "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir."

             "Öğretmenler, insan toplumunun en özverili ve saygıdeğer  unsurlarıdır."

             "Cumhuriyet sizden; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister."]

       

       Toplumun öğretmen değerlendirmelerinden bir kaçı ;

        Sizler sadece bilgi değil, hayat dersi de verdiniz.

          Her kelimenizle geleceğe iz bıraktınız.

          Işığınızla yön bulduk.

          Kaleminizin izi kalbimizde.

 

    Öğretmene övgü sözleri sadece bunlarla da sınırlı değil elbette. Öğretmenle ilgili       o kadar övgüler var,  o kadar kitaplar yazılmış ki en güzel bir benzetme ile bu  konuya bir nokta kayalım : “Öğretmen mum gibidir, erir fakat aydınlatır.”  

Bu kadar övgüye mazhar olan öğretmene bugün yapılan muameleler Allahtan reva mı ? Sanmıyorum ve bir öğretmen olarak yapılanları şiddetle kınıyorum.

Neden mi?

              1-  İhtiyaç fazlası öğretmeni   niçin yetiştirdiniz.?

              2­ -  Binbir zahmetle kazandıkları okulları yine 4-5 yıl emek harcayıp  mezun  olanların hepsinin atamasını yapamayınca sonra  neden mülakatla seçim yapıyorsunuz?

              3- Mülakatta liyakata mı , yandaşlık kıstasına mı değer veriyorsunuz?

4 – Sizin gibi düşünmeyenlere yaşama hakkı tanınmadığı söyleniyor, hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

   5 – Mülakatta başarılı sayılmayanların serzenişlerine kayıtsız kalıp “Biz size öğretmen olma garantisi mi verdik”sözleriyle açıkta kalanların sorumluluğunu üzerinizden attığınızı mı sanıyorsunuz?

   6- Kadrolu  atama yapamayınca özel okullarda, kurslarda asgari ücretle, hatta daha bile düşük ücretlerle öğretmenimizi çalışma mecburiyetinde bırakıyorsunuz?

   7-Özel Okul ücretlerinin korkunç boyutlarda  öğrencilere yansıtılmasına müdahale edemediğiniz gibi burada  görev yapan öğretmenlerin ücretleri için bir denetim mekanizması kurmuyorsunuz?

    8-  Hakkını aramak için direnişe geçen mağdur öğretmenlerin dertlerini lütfedip çözmek yerine niçin devlet güçlerini mağdur öğretmenlerin üzerine  sürüyorsunuz?

    9- Çopla, tankla, tüfek dipçikleriyle  saygın birer eğitimci olması gereken öğretmenlerimize şamar oğlanı gibi davranmayı nizamı alem için şart mı görüyorsunuz? Bu görüntüler yerine oturup, dinleyip, daha saygınca meseleleri halletmeyi neden denemezsiniz?

   10-  Bir zamanlar Devlet Planlama Teşkilatımız vardı. Hangi dalda ne kadar  personele ihtiyaç var, neyi ne kadar üretmemiz gerekiyor, gerekli değerlendirmeler yapılır, ona göre çalışmalar sürdürülürdü. Böylelikle ihtiyaç fazlası yaratılmaz, yurdun ekonomisi daha sağlıklı yürütülmeye çalışılırdı.

   11-  Bugün 200 civarında Eğitim Fakültesi mevcut belli ki  bu okullarda yetiştirilen öğretmenlerin pek çoğu ihtiyaç fazlası, yazık değil mi bu gençlerimizin en değerli yıllarını çalıp işsiz birer vatandaş durumuna düşürmek.?

     12- Kayırmaya müsait ( Aslında dürüst yapıldığında faydalı ) mülakat siyasi tercihlerle yapılınca hak hırsızlığından öteye gidemediğine göre  kaldırmayı vadettiğiniz halde niçin hala ısrarla devam ettirmektesiniz.

     13- Hak yemek inancımıza göre büyük günahtır, mülakat yoluyla hakkı yenenlerin vebalini çekmeye hazır mısınız?

     14- Bakana dertlerini anlatabilmek için gelen  öğretmenlerimize yapılan davranışları bir öğretmen olarak asla doğru bulmuyorum. Övgülerle onure etmeye çalıştığımız öğretmenlere kılıç kalkanla saldırmak onları küçültmez ama bu davranışlara sebep olanlara büyük bir vebal yüklemektedir ?  Bunları ne halkımız, ne yasalar ne de yüce Allah affeder.

Haberiniz olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve buyuktire.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.