Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Şevket Bahçelioğlu
Köşe Yazarı
Şevket Bahçelioğlu
 

Trump'ın Tuhaf Halleri

Trump ikinci kez ABD başkanı seçilince tuhafıma gitmişti. Koskoca bir devletin 350 milyona varan nüfusu nasıl oluyor da böyle birini başkan olarak seçiyor bir türlü akıl erdirememiştim. Çocuksu ve civık hareketleriyle sevimli olmak yerine iğrenç bir görüntü sergiliyordu. Eh ne diyelim ABD halkı seçmişse hayırlı olsun demek düşerdi bizlere. Ama gelişmeler hiç de hayırlı olmadığını göstermeye başladı Trump. Özellikle son bir yıldır tam bir faşizan tutum ve davranışlarıyla dünya huzurunu temelinden sarsmaya başladı. Önce dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip Venezuela’ya saldırdı. Bir gece yarısı biraz da Venezuela muhaliflerinin desteğiyle ve ABD’nin klas askerleri Delta Force’nin marifetiyle Madura’yı biraz da madara edecek şekilde eşiyle birlikte don gömlek ile kaçırarak ülkesinden uçurdu. Bu kaçırılış benim bildiğim kadarıyla dünyanın en traji komik olayı diye düşünüyorum. Trump bu başarısıyla dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip devlerinden biri Venezuela’ya tam bir çöküş gerçekleştirmişti. Dünya’dan ne bir ses ne de bir itiraz görmedik. Neyse unutun Venezuela’yı. Sonra peşi sıra döktürmeye başladı, Küba’yı alacağız, Panama Kanalına çökeceğiz, Meksika bize çok yakışır, Kanada’da geniş bir ülke nüfusu da az, orası onlara fazla gelir, Alaska’yı daha önce SSCB den parayla satın almışlardı, Zengin maden yataklarına sahip Gronland Danimarka’nın hakkı olabilir mi? Orası da bizim olmalı diyerek bütün dünyaya meydan okumaya başlamıştı. Dur durak tanımadan, doymak bilmeyen bir aç gözlülükle sağa sola saldırmaya başlamıştı. Dünyadan da ciddi bir itiraz sesi çıkmıyordu, çıksa bile Trump galiba kulaklarına pamuk tıkamış olmalı ki hiç aldırmıyordu. Tam sıra kime geldi bakalım derken bir gece ebedi müttefiki, Ortadoğunun çıbanbaşı İsrail ile birlikte İran topraklarına füze yağmurlarıyla saldırmaya başladı.Tabii ilk hedef petrol işletmeleri ve petrol yataklarıydı. Anlaşılıyor ki Venezuela petrolu ile yetinmeyecekti. Ama o da neydi, molla rejimiyle dost olmamakla birlikte, 1639 Kasr-ı Şirin antlaşmasından beri aramızda ciddi sorunlar olmayan İran’ın ABD’ye yem olmasından memnun olamazdık. Nedense Ramazanlarda veya kutsal günlerimizde müslümanlara eziyet edip bayramlarımızı zehir etmeyi alışkanlık haline getiren ABD , İsrail’le işbirliği yaparak başlattığı bu alçakça saldırıdan başarı elde edememesi için dualarımız İran’dan yanaydı. Allah dualarımızı kabul etmiş olmalı ki üç gün de İran’nın işini bitiririz diye düşünen Trump 25 gündür iki müttefik bütün uğraşılarına rağmen İran’ı alt edemedi. Şimdi de bir sözü bir başka sözünü tutmayan abuk sabuk sözlerle kendini avutmaya çalışıyor. Lütfen şu sözler aklı yerinde dünya devinin başındaki bir yöneticiye yakışıyor mu?. “Kimseye ihtiyacımız yok”, “İran artık kağıttan kaplan,” “ İran Hürmüz’ü silah yapamaz”, “ ABD’nin petrole ihtiyacı yok”,”Kimseye ihtiyacımız yok”, “ Hürmüz için yardım gerekiyor”, “ Savaş bitecek ama bu hafta değil”, “ Nato bir hayal kırıklığı”,” Nato bizim yanımızda değil”, “ Barışı güç yoluyla sağlayacağız.”, “ Savaşlardan nefret ediyorum” “ Kübayı işgal edebiliriz “, “Putin Sadece bizden korkuyor.” “ Savaş bitince petrol düşer. “ , “Ticari gemileri de vurduk. “ “ Nato gereksiz bir örgüt” “ Yardım ettiklerimiz bizim yanımızda değil” Neler diyor neler? Sabah başka akşam başka geceyarısından sonra başka konuşandan lider olmaz , olsa olsa macera turkunu , hastalıklı bir ruh, megalomani bir birey, tıpkı Trump gibi biri olur. 20. Yüzyılın bir Hitler’i vardı, 21. Yüzyılın da Hitler olma yolunda Trump’ u var. Allah ABD’yi ve tüm dünyayı Trump ‘ın şerrinden korusun.
Ekleme Tarihi: 27 Mart 2026 -Cuma

Trump'ın Tuhaf Halleri

Trump ikinci kez ABD başkanı seçilince tuhafıma gitmişti. Koskoca bir devletin 350 milyona varan
nüfusu nasıl oluyor da böyle birini başkan olarak seçiyor bir türlü akıl erdirememiştim. Çocuksu ve
civık hareketleriyle sevimli olmak yerine iğrenç bir görüntü sergiliyordu. Eh ne diyelim ABD halkı
seçmişse hayırlı olsun demek düşerdi bizlere.
Ama gelişmeler hiç de hayırlı olmadığını göstermeye başladı Trump. Özellikle son bir yıldır tam bir
faşizan tutum ve davranışlarıyla dünya huzurunu temelinden sarsmaya başladı.
Önce dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip Venezuela’ya saldırdı. Bir gece yarısı biraz da
Venezuela muhaliflerinin desteğiyle ve ABD’nin klas askerleri Delta Force’nin marifetiyle Madura’yı
biraz da madara edecek şekilde eşiyle birlikte don gömlek ile kaçırarak ülkesinden uçurdu. Bu kaçırılış
benim bildiğim kadarıyla dünyanın en traji komik olayı diye düşünüyorum. Trump bu başarısıyla
dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip devlerinden biri Venezuela’ya tam bir çöküş
gerçekleştirmişti. Dünya’dan ne bir ses ne de bir itiraz görmedik.
Neyse unutun Venezuela’yı. Sonra peşi sıra döktürmeye başladı, Küba’yı alacağız, Panama
Kanalına çökeceğiz, Meksika bize çok yakışır, Kanada’da geniş bir ülke nüfusu da az, orası onlara
fazla gelir, Alaska’yı daha önce SSCB den parayla satın almışlardı, Zengin maden yataklarına sahip
Gronland Danimarka’nın hakkı olabilir mi? Orası da bizim olmalı diyerek bütün dünyaya meydan
okumaya başlamıştı.
Dur durak tanımadan, doymak bilmeyen bir aç gözlülükle sağa sola saldırmaya başlamıştı.
Dünyadan da ciddi bir itiraz sesi çıkmıyordu, çıksa bile Trump galiba kulaklarına pamuk tıkamış
olmalı ki hiç aldırmıyordu.
Tam sıra kime geldi bakalım derken bir gece ebedi müttefiki, Ortadoğunun çıbanbaşı İsrail ile
birlikte İran topraklarına füze yağmurlarıyla saldırmaya başladı.Tabii ilk hedef petrol işletmeleri
ve petrol yataklarıydı. Anlaşılıyor ki Venezuela petrolu ile yetinmeyecekti.
Ama o da neydi, molla rejimiyle dost olmamakla birlikte, 1639 Kasr-ı Şirin antlaşmasından beri
aramızda ciddi sorunlar olmayan İran’ın ABD’ye yem olmasından memnun olamazdık. Nedense
Ramazanlarda veya kutsal günlerimizde müslümanlara eziyet edip bayramlarımızı zehir etmeyi
alışkanlık haline getiren ABD , İsrail’le işbirliği yaparak başlattığı bu alçakça saldırıdan başarı elde
edememesi için dualarımız İran’dan yanaydı.
Allah dualarımızı kabul etmiş olmalı ki üç gün de İran’nın işini bitiririz diye düşünen Trump 25 gündür
iki müttefik bütün uğraşılarına rağmen İran’ı alt edemedi. Şimdi de bir sözü bir başka sözünü
tutmayan abuk sabuk sözlerle kendini avutmaya çalışıyor.
Lütfen şu sözler aklı yerinde dünya devinin başındaki bir yöneticiye yakışıyor mu?.
“Kimseye ihtiyacımız yok”, “İran artık kağıttan kaplan,” “ İran Hürmüz’ü silah yapamaz”,
“ ABD’nin petrole ihtiyacı yok”,”Kimseye ihtiyacımız yok”, “ Hürmüz için yardım gerekiyor”,
“ Savaş bitecek ama bu hafta değil”, “ Nato bir hayal kırıklığı”,” Nato bizim yanımızda değil”,
“ Barışı güç yoluyla sağlayacağız.”, “ Savaşlardan nefret ediyorum” “ Kübayı işgal edebiliriz “,
“Putin Sadece bizden korkuyor.” “ Savaş bitince petrol düşer. “ , “Ticari gemileri de vurduk. “
“ Nato gereksiz bir örgüt” “ Yardım ettiklerimiz bizim yanımızda değil” Neler diyor neler?
Sabah başka akşam başka geceyarısından sonra başka konuşandan lider olmaz ,
olsa olsa macera turkunu , hastalıklı bir ruh, megalomani bir birey, tıpkı Trump gibi biri olur.
20. Yüzyılın bir Hitler’i vardı, 21. Yüzyılın da Hitler olma yolunda Trump’ u var.
Allah ABD’yi ve tüm dünyayı Trump ‘ın şerrinden korusun.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve buyuktire.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.