Yanıkkonak Meydanı'ndan Akküp Sokağı'na girişte bir kahve, yirmi adım ilerleyince tek katlı küçük bir ev vardı.
Bu kiralık evde Yahudi bir aile yaşıyordu. Anne Joya, eşi Mişon ve beş - altı yaşlarında kızları Roza.
Evin kirasının ödeneceği gün gelip çatmıştı.
Madam Joya, kızı Roza'yı bir elinden tutarak, öbür elinde beş litrelik gaz yağı tenekesiyle evden çıktılar.
Ev sahibinin işyeri tren garının tam karşısındaki bir benzinlik idi.
Cumhuriyet Meydanı'ndaki Ortapark'ta banklardan birine oturarak dinlendiler.
Kırklı yılların sonlarında bir yaz günüydü.
Madam Joya biraz şişman olduğu için, ne zaman biraz bir yol yürüse dinlenmek ihtiyacı duyardı.
Bankta biraz soluklandıktan sonra yollarına devam ettiler. İstasyon Caddesi'nde kollarını sallayarak sağa sola bakarak nihayet benzin istasyonuna vardılar.
Ev sahibi yazıhanesinde masasına oturmuş günlük bir gazeteyi okuyordu.
Bir arabanın korna sesini duyarak, gazetesini masasına bıraktı ve dışarı çıktı.
Pompaya yanaşan aracın deposuna istenilen miktarda benzini doldurdu. Otomobili kullanan kişi ödemesini yaparak istasyondan ayrıldı.
Bir elinde kızı Roza, diğerinde gaz tenekesiyle ayakta duran Joya'yı yazıhaneye davet etti.
Yakındaki bir kahveden iki çay söyledi. Roza'ya da çekmecesinden çıkardığı çikolatayı takdim etti.
Kendisinin de Roza yaşlarında bir kız torunu vardı. Masanın çekmecesinde çocuklar için çikolata, gofret bulundururdu.
Petrol istasyonu sahibi Sami Bey, önce gaz tenekesini eline alarak sordu:
— Gaz yağı kaç litre olacaktı?
— Üç litre olsun. Evde daha bir litre var. Gelmişken kirayı da ödeyeyim..
- İyi düşünmüşsünüz Madam. Yarın son gündü. Teşekkürler .
-
Salim Bey, madamın eline tutuşturduğu kira parasını saydı.
— Geçen ay söylemeyi unutmuşum. Bu ayın kirası biraz zamlı olacak. On lira daha vereceksiniz. Yanınızda yoksa, sonra verirsiniz.
— A be kuzum Salim Bey. Daha yılı dolmadı. Bundan böyle zamlar altı yedi ayda bir mi gelecek?. Öyle şey olur mu?
— Olur olur Madam Joya. Senin zamlardan bir haberin yok galiba. Şekere, yağa, beze, tuza altı ayda bir gelen zamdan haberin yok galiba.
— Olmaz olur mu Salim Bey.
— Yılın bitmesine üç ay kala zam yaptık. Hele bir sor bakalım neden yaptık.
— Sordum Salim Bey. Söyle bakalım neden yaptınız bu zammı?
— Bizim oğlan İzmir'de liseye gidecek. Yurtta yatılı kalacak, para lazım. Her hafta sonu İzmir'den Tire'ye gelecek, tekrar İzmir'e dönecek . Yaya gelip yaya gitmeyecek trene binecek.
Gene para lâzım. Çocuk İzmir'de ne yiyecek. Arada bir İzmir'de arkadaşlarıyla Kordon'da gezecek. Arkadaşlarıyla bir çay da mı içmesin ?.
- İçsin Salim Bey içsin. Sağlığa zararlı, n'olur sigara içmesin. Kim bilir daha ne masrafları vardır oğlunuzun.
-
- Olmaz olur mu? Ötekileri bi saysam.
-
- Sayın Salim Bey sayın. Oğlunuz liseyi bitirir, üniversiteye başlar o zaman gene zam . Kümes kadar evin kirası, kim bilir kaç lira olur.
- Ne yapalım, biz de tavuk besleriz. Yumurtalarını satarız. Gelen zamları karşılarız artık...
-
- Mehmet Sadık Medin
-
23 Temmuz 2026 – Esenköy / Yalova

