Kurtuluş savaşı kazanılmış, saltanat kaldırılmış, Lozan Barış Andlaşması imzalanmış, Yeni hükümet merkezi Ankara olarak kabul edilmiştir. Fakat TBMM hükümetinin şekli halen belirlenmemişti. Uygulanmakta olan hükümet şekli dünyadaki hükümet şekillerinin hiçbirine benzemiyordu. Çünkü yasama ve yürütme bir elde bulunuyordu. Ayrıca milletvekilleri Bakanları tek tek seçiyor, bu da Bakanlar Kurulunu oluşturmada büyük zorluklara neden oluyordu.
Mustafa Kemal bir akşam , yakın arkadaşlarını Çankaya Köşkünde yemeğe davet etti. Yemekte onlara “ Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz “ müjdesini verdi. O gece sabaha kadar çalışarak Anayasa değişiklikleri hazırlandı.
Ertesi gün toplanan mecliste akşam alınan kararlar bir katip üye tarafından okundu. Buna göre “ Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir. 3.Maddesinde ise “Türkiye, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir “ “Cumhurbaşkanı TBMM kendi üyeleri arasından seçilir. “ maddeleri kabul edildi. 29-30 Ekim 1923 gecesi saat 20.30 da “Yaşasın Cumhuriyet nidalarıyla ilan edildi. Aynı gece Cumhurbaşkanı seçimine geçildi. Mustafa Kemal oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
103 yıldır Cumhuriyetimiz ara sıra kesintilere uğramış olsa bile, eksiklikleri bulunsa bile gelmiş geçmiş yönetimlerin en iyisi olduğu tartışılamaz.
Cumhuriyet özetle halkın kendi kendini yönetmesi demektir. Tarih boyunca toplumlar değişik şekillerde yönetilmiştir. Bunların başlıcaları, krallık, padişahlık, tiranlık, sultanlık, cumhuriyet, demokrasi vb. Bunların son ikisi anlam ve uygulama bakımından hemen hemen aynıdır. Cumhur Arapça “Halk “ anlamındadır. Cumhuriyet ise halkın halk tarafından yönetilmesidir.” Demos “ Yunanca “ da halk anlamına gelir. Demokrasi de yine toplumun halk tarafından yönetilmesi anlamındadır.
Bizim tarihimizde Kaanlık, Hakanlık, Sultanlık , Padişahlık gibi adlarla anılan yönetim şekilleriyle yönetim söz konusu idi. Padişahlık babadan oğula geçen bir saltanat idi.
Cumhuriyet ve demokrasilerde halkın doğrudan yönetimde söz sahibi olmasıdır. Demokratik cumhuriyetin ana özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.
1.Halkın egemenliği devletin yüksek gücü ve yetkisi doğrudan millete/devlete aittir.
2-Yöneticiler ve devlet başkanları bir hanedan veya babadan oğula geçişle değil, belirli süreler için halkın oyuyla seçilir.
3.Hukukun üstünlüğü .esastır. Yöneticiler dahil herkes hukuka tabidir.
4. İfade, din, basın, toplanma ve örgütlenme gibi temel haklar anayasa ve yasalarla güvence altındadır.
5. Yasama, yürütme ve yargı yetkileri birbirinden ayrı ve birbirlerini denetler.
6. Çoğunluğun kararı geçerli olmakla birlikte azınlıkta olanların hakları yasal güvence altındadır.
Görüldüğü gibi demokrasi ve cumhuriyetin temel özellikleri insanların yaşama, duygu ve düşüncelerini toplum yararına aykırı olmamak şartıyla her vatandaşa eşit olarak tanınmıştır.
Tüm yetkilerin tek elde veya bir gurubun elinde bulunduğu totaliter rejimlerden farklılıklar gösterir.
Kısaca özetlemek gerekirse Cumhuriyet ve demokrasi insan onuruna en uygun yönetim şeklidir.
Kurtuluş savaşımızın ardından Atatürk Türk Milletine gelmiş geçmiş insan onuruna en yakışan Cumhuriyeti yönetimini armağan etmiştir.
Atatürk Bu konuda şu veciz sözlerle bizleri uyarıyor. Cumhuriyet fazilettir. Türk milletinin şiarına ( yaratılışına ) en uygun yönetim Cumhuriyettir.
Benim naçiz (Zayıf )vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ( Sonsuza kadar ) payidar kalacaktır ( Yaşayacaktır.9
Atatürk ‘ün bizlere armağanına değer biçilemez, ona sahip çıkmak ve kanımızın son damlasına kadar korumak zorundayız.
Nurlar içinde yat aziz Atatürk . Mekanın cennet olacaktır inşallah. Türk milleti eserlerinin ebedi bekçileridir.

